Sefiller Roman Özeti

Fransız edebiyatının olduğu kadar dünya edebiyatının da en önemli romanlarındandır. Yazarının on dört yıl üzerinde çalıştığı Sefiller romantik bir yapıttır. Romanda kötü bir adamın nasıl iyi biri olduğu ve yaptığı iyilikler anlatılmıştır. Victor Hugo bu eserinde “erkeğin, yozlaştırılmasının, kadının düşkünleştirilmesinin, çocuğun cahillik nedeniyle sakatlanmasının gerçek nedenlerini ortaya koymaya çalışmıştır.

Romanın Özeti:

Jean Valjean çok aç olan annesi ve kız kardeşi için ekmek çalarken yakalanır, beş yıl kürek cezasına çarptırılır. Buradan birkaç kez kaçmaya kalkışınca cezası on dokuz yıla çıkar.

İri, güçlü bir kişi olan Jean Valjean özgürlüğüne kavuşunca, eski mahkum olmasından dolayı kimse ona ne iş verir ne de yiyecek, iyi bir adam olan piskokos Myriel onu evine alır. Ama Jan Valjean kendine hakim olamayıp piskoposun gümüş takımlarını çalar.

Oradan uzaklaşırken sokakta onu gören polisler Jean Valjean’dan şüphelenip yakalarlar. Piskopos; polislere, onun hırsız olmadığını, onları Jean Valijean’a kendisinin verdiğini söyler.

Polisler gidince ona iki de şamdan hediye eder. Piskopos, Jean Valjen’e gümüşleri satıp kendine namuslu bir iş kurmasını söyler. Jan Valjean bu olaydan aldığı dersle, iyi birisi olmaya söz verir.

Kuzey Fransa’ya giden Jean Valjean takma isim kullanarak mücevher üreticiliği yapar. Çok zengin olur. Kasabanın sevilen, güvenilir bir kişisidir artık. Halk onu belediye başkanı seçer. (Oysa eski mahkumlar kanunen belediye başkanı olamaz) Jean Valjean fakirlere çok yardımcı olur.

Kasabanın polis müfettişi belediye başkanının gerçek kimliğini araştırır. Onun Jan Valjean olduğundan şüphelenmektedir.

Jean Valjean’ın fabrikasında çalışan Fantaine adlı bir kadın babasız bir çocuk doğurur. Jean Valjean’ın bilgisi dışında kadını işten çıkarırlar. Kadın kızına bakabilmek için fahişelik yapar, polis tarafından yakalanır. Onu Jean Valjean kurtarır ve hasta olduğu için sanatoryuma yatırır.

Bu arada polis müfettişi belediye başkanına, kendisinin Jean Valjean olduğunu sandığını, oysa gerçek Jean Valjean’ın yakalanmış olduğu haberini aldığını söylemiştir. Sözlerine, o adamın kürek mahkumu olacağını da ekler.

Jean Valjean kendisinin yüzünden suçsuz birinin cezalandırılacağını öğrenince üzülür. Gidip teslim olur, aynı adı taşıyan diğer adamı kurtarır.

Jean Valjean’ın sanatoryuma yatırdığı hasta kadın ölür. Kadının kızına kötü bir aile bakmaktadır. Jean Valjean tekrar kaçar ve yeniden isim değiştirip kızı yanına alır. Adı Casette olan kızla birlikte Paris’te bir pansiyona yerleşirler. Polis müfettişi onların izini bulur. Polisten, bir zamanlar iyilik ettiği bir adamın yardımıyla kurtulurlar. Bir manastıra sığınırlar. Casette, manastırın okulunda okur. Okulu bittikten sonra küçük bir eve yerleşirler.

Casette, Marius adlı bir gence aşık olur. Cumhuriyetçiler devlete karşı ayaklanır. Marius ve Jean Valjean da cumhuriyetçiler arasındadır.

Çatışma anında polis müfettişi esir alınır. Onun öldürülmesi görevi Jean Valejean’a verilir. O ise müfettişin kaçmasına göz yumar. Marius ağır yaralanır. Marius’u Jean Valjean omuzlayıp kurtarır.

Bir baronun oğlu olan Marius, Casette ile evlenir. Jean Valjean artık bir baroner olan Casette’yi mahçup etmemek için onlardan ayrılır.

Marius, çatışmada kendini kurtaranın Jean Valjean olduğunu öğrenir. Casette’yle birlikte ölüm döşeğindeki Jean Valejean’ı ziyaret ederler. Adam mutlu bir şekilde ölür. Jean Valjean sözünde durmuş namuslu bir hayat yaşamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir