Oktay Rifat Horozcu (1914-1984)

Oktay Rifat Horozcu

10 Haziran 1914’te Trabzon’da doğan sanatçı TDK’nin ilk başkanı, şair Samih Rifat’ın oğludur. 1936’da Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş. Maliye Bakanlığı’nca gönderildiği Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesinde 3 yıl öğrenim görmüştür. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle eğitimini tamamlayamayarak yurda dönmüş ve çeşitli devlet görevlerinde bulunmuştur. Ankara ve İstanbul’da serbest avukatlık da yapmış ve 1973 yılında son görev yeri Devlet Demir Yolları’ndan emekli olmuştur. 18 Nisan 1988’de İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.

Edebi Kişiliği:

  • Şiirlerinde devamlı bir başkalığın değişmenin peşinde olan sanatçı, sürekli kendini yenilemiş, 48 yıl boyunca şiir yazmıştır. Orhan Veli ve Melih Cevdet’le birlikte başlattıkları Garip anlayıştan, toplumculuğa, toplumcu anlayıştan bireyselliğe ve gerçeküstücülüğe, daha sonra tekrar toplumculuğa yönelmiştir.
  • Garip hareketinin etkisini kaybettiği 1960′!ı yıllarda, soyut şiire yönelen sanatçı, “Sanat toplum içindir.” diyen sanat çizgisini “Sanat sanat içindir.” anlayışına kaydırmıştır.
  • Garip hareketinin yeni şiir anlayışı dışında, “toplumu yükselten, ileri götüren sanat olarak nitelediği bir “ileri şiir” anlayışı yolundan da gitmiştir.
  • Gerçekçi, bireyci, toplumcu, gerçeküstü akımların bakış açılarıyla hayatı kavramaya çalışmış ve eserlerinde bu bakış açısını mutlu bir gözle okuyucusuna sunmuş olan Oktay Rıfat, şiirlerinde modern ressamlar gibi dünyaya yeni bir biçim vermiş ve parça güzelliğinden bütün güzelliğine geçiş yapmıştır.
  • Mecazlarla dolu şiir dilinin yanında, günlük konuşmalardan, halk söyleyişlerinden, deyimlerden çokça yararlandığı bir üslup oluşturmuştur.
  • İlk şiirlerinde kentte yaşayan insanların hayatlarını anlatan şair, halk şiiri geleneğini de geliştirme çabasında olmuştur. Sonraları toplumsal konularda alaya, yergiye yer verdiği, yöresel ağızlarla ve argolarla süslediği şiirler kaleme almıştır.
  • Şiirleriyle tanınan sanatçı, roman ve oyun gibi türlerde de eserler vermiştir.

Kısaca özetleyecek olursak;

  • Garip Dönemi şiirlerinde kentte yaşayan sıradan insanların günlük yaşamlarını lirik öğelerden uzak bir biçimde dile getirmiştir.
  • Şiirleri sürekli bir değişim içindedir.
  • Hep kendini yenilemeye çalışan ve her türlü biçimi denemeye çalışan bir yapıdadır.
  • “Perçemli Sokak” adlı yapıtıyla II. Yeni denen akıma, imgeci şiire yönelmiştir. Bu yapıttaki şiirleri soyut ve anlamca kapalıdır.
  • Daha sonra toplumsal sanat anlayışından hareketle çok başarılı taşlamalar (yergiler) ve sosyal içerikli şiirler yazmıştır. Bu şiirlerde deyimlerden tekerlemelerden halk söyleyişlerinden yararlanmıştır.
  • Yaşama sevinci şiirlerinin en önemli temasıdır. Lirizm şiirlerinde her dönem vardır.

Eserleri:

  • Şiir: Güzelleme, Yaşayıp Ölmek, Kargayla Tilki, Çobanıl Şiirler, İkilik, Elifli, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Dilsiz ve Çıplak, Âşık Merdiveni, Perçemli Sokak, Aşağı Yukarı, Elleri Var Özgürlüğün, Denize Doğru Konuşma, Koca Bir Yaz, Bir Cigara İçimi
  • Roman: Bay Lear, Danaburnu, Bir Kadın Penceresinden
  • Tiyatro: Oyun İçinde Oyun, Atlar ve Filler, Yağmur Sıkıntısı, Çil Horoz, Zabit Fatma’nın Kuzusu

Bir cevap yazın