LYS Edebiyat Deneme Sınavı-5

1. Bu kitap; Osmanlı Sarayı'ndaki şair ve yazarların yaşamını mercek altına alıyor. Altı bölümden oluşan kitabın birinci bölümü giriş niteliğinde. Diğer beş bölümde ise ömürlerini sarayda geçiren kişileri farklı yönleriyle, oldukça geniş bir bakış açısıyla anlatıyor yazar.

Bu parçada geçen "mercek altına almak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hataları ortaya çıkarmak

B) Yansız bir tutumla anlatmak

C) Kalın çizgilerle belirtmek

D) Aynı bakış açısıyla ele almak

E) Ayrıntılı biçimde incelemek

 

2. İlk kitapları, özellikle de ilk romanları, genellikle sanatçı, kendi yaşamından yola çıkarak yazar. Demek ki insan önce kendini anlatmak ister. Ondan sonra sıra başkasına gelir.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yapıtlarında gözlemden yararlanmak

B) Anlatımda kendini öne çıkarmak

C) Yapıtlarına kendi yaşamını yansıtmak

D) Eserlerinde nesnel bir anlatım sergilemek

E) Yapıtlarındaki hataları kabul etmemek

 

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yorum söz konusu değildir?

A) Torosların kucağında

Hüzünle batıyor güneş

B) Yok artık sıcak gülüşlerin

İçimi ısıtan güneş

C) Umut, dökülen bir yaprak

Hasret sana deniz, toprak

D) İskeleye yavaşça yanaşıyor

Üç direkli bir gemi

E) Yine doldu gemimizin arması

Bizim gemi martı gibi pek oynak

 

4. I. Her sanatçı, yapıtında anlattıklarının inandırıcı olmasını ister.

II. Bir sanat yapıtının temelinde, sanatçının başından geçenler yatar.

III. Sanat yapıtında anlatılanlar okurlarca gerçek bir olaymış gibi algılanır.

IV. Her sanat yapıtı, sanatçının yaşadığı olaylar üzerinde yükselir.

V. Bir sanat yapıtında sanatçı, olaylara gerçeklik izlenimi kazandırır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II.     

B) II. ve III.  

C) II. ve IV.

D) III. ve V.  

E) IV. ve V. 

 

5. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturulduğunda hangisi giriş cümlesi olur?

A) Henüz daha kıyılarda iken toplu, uzak, hasreti duyulmaya başlanan bir şehir olur.

B) Oraya birkaç aylık gurbetten dönüyormuş gibi hemen tekrar gitmek istersiniz.

C) İstanbul'dan uzaklaşan İstanbullular bunu çok iyi bilirler.

D) İstanbul, dışarı gemilerine binilince aynı mesafenin içinde Boğaziçi vapurlarından görünen İstanbul’a hiç benzemez.

E) Daha gözünüzün önündeyken bile içinizden siliniverir.

 

6. Şiir dediğin evrensel olmalıdır. Öteki yazın türleri, her türlü konuda yazılabilir. Ancak şiir öyle değildir. Şiirin, insanların dünyasında özel bir yeri olduğu için, insanla ilgili her şey olmalıdır. Kimileri buna karşı çıkıp şiirin de ister kişisel ister toplumsal her konuda yazılabileceğini savunmaktadır. Ne var ki yüzyıllar öncesinden süzülüp gelen has şiirler onları yalanlıyor. Çünkü geçmişten bugüne gelen, o güzelim şiirlerde —-.

Bu parçanın yazarı aşağıdakilerden hangisine açıklık getirmektedir?

A) etkileyici bir söyleyişin olduğunu görürsünüz

B) düş gücünden yararlanıldığını görürsünüz

C) bütün dünyadaki insanlara seslenen temaların yansıdığını görürsünüz

D) sözcük seçiminde ne denli titiz davranıldığını görürsünüz

E) konu ayrımı yapılmadığını görürsünüz

 

7. Geçenlerde okuduğum bir kitapta yazar: "Korkuları yönetmekten başka bir şey değil insan hayatı." diyordu. Gerçekten hepimiz hayatımız boyunca çeşitli endişelerle yaşarız. Gelecek endişesi, sağlık endişesi, hayat tarzını kaybetme endişesi… Bu endişelerimizi, korkularımızı iyi yönetebildiğimiz, onların esiri olmak yerine onlara söz geçirebildiğimiz ölçüde de hayatta mutlu oluruz.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri ağır basmaktadır?

A) Tanımlama – karşılaştırma

B) Karşılaştırma – benzetme

C) Tanık gösterme – örneklendirme

D) Betimleme – öyküleme

E) Örneklendirme – soyutlama

 

8. Hepimizin şu gerçeği beyinlerimize kazımamız gerekir: Sözlüksüz okumak, kılavuzsuz yola çıkmak demektir. Hiç kimse, kelime hazinesi ne kadar zengin olursa olsun, bir dilin bütün kelimelerini bilemez. Eskiler "Lügatte pehlivanlık olmaz!" derlerdi; bilinen kelimeler için bile gerektiğinde sözlüğe başvurmak gerekir. Kütüphanelerimizde, genel sözlüklerin yanında, ihtisas sözlükleriyle kelime alışverişinde bulunduğumuz yabancı dillerin sözlükleri de bulunmalıdır.

Bu parçada yazar aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?

A) Sözcük dağarcığımızın her geçen gün daraldığını

B) Dilimizi tam olarak karşılayan bir sözlüğün bulunmadığını

C) Sözlüğe başvurmadan yararlı bir okumanın yapılamayacağını

D) Dilimizde ihtisas sözlüklerine ilgi gösterilmediğini

E) Dilimizin yabancı dillerin etkisinden bir türlü kurtulamadığını

 

9. Genelde bana esin kaynağı olan bir olay, bir sahnedir. Üstelik bu sahne kitabı yazmamdan çok önce, yıllar önce kafamda belirir ve romanın özdeğini oluşturur. Bu görüntünün neye dönüşeceği bilinmemekle birlikte bir başlangıç noktası oluşturduğu söylenebilir. Hatta en son aşamada bu sahne tanınmaz hale gelecektir. Kişiler, zaman dilimi, mekân… her şey değişecektir. Fikirler, diyaloglar ve kişilerle ilgili ipuçları kafamda belirlendikten sonra yazabilecek durumda olduğumu hisseder ve işe koyulurum.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

A) Hayatınızı yazdıklarınıza ne kadar yansıtırsınız?

B) Hemen her eser yazarın kalbinin aynası mıdır?

C) Size göre yazmanın kaç aşaması vardır?

D) Sizde roman yazma fikri nasıl doğar?

E) Yazmak mı, yoksa onun ön çalışması mı daha çok emek gerektiriyor? 

 

10. Hayatın en önemli gerçeği samimîliktir. Bu itibarla, hayatla sıkı bir bağı olan edebiyat, mutlaka samimî bir edebiyattır denebilir. Hayatı en gizli, en karışık yönleriyle anlatmayan, duygularımızı tıpkı hayatta olduğu gibi saf ve derin bir şekilde duyurmayan; elemlerimizi, felaketlerimizi, açık açık yansıtmayan bir edebiyat, hayat ile ilgisiz ve sahte bir edebiyattır.

Bu parçadan edebiyatla ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Yaşamla sıkı bir bağının olduğu

B) Yaşamı en gizli yönleriyle ortaya koyması gerektiği

C) Gerçek değilse bile gerçekleşmesi mümkün olayları anlatması gerektiği

D) İnsanların sıkıntılarını açıkça yansıtması gerektiği

E) İnsan duygularını saf ve derin bir biçimde duyurması gerektiği

 

11. Şair, edebiyatımızda herkesten farklı bir şiir evreni oluşturmuştur. Çeşitli dergilerde yayımlanan ilk gençlik şiirlerini bir kitapta toplamıştır. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandadır. Gençlik yıllarındaki şiirlerinde yer alan sevinç, zamanla yerini bunalıma, eleştiriye, umutsuzluğa bırakmıştır. Sekiz sayı çıkardığı dergi, genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağlamıştır. Bu dergi, aynı zamanda onun şiirine yeni bir boyut kazandırmıştır. Dergiyle beraber kapalı, anlaşılması güç ancak anlamdan büsbütün ayrılmayan bir şiire yönelmiştir.

Bu parçada sözü edilen şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Kendisine özgü bir şiir dünyasının olduğu

B) Gençlik yıllarında dergilere şiirler yazdığı

C) Sanatlı, süslü ve aynı zamanda anlamsız şiirler yazdığı

D) Çıkardığı dergi sayesinde genç şairlerle tanışma fırsatı bulduğu

E) Gençlik döneminde yaşama sevinciyle dolu, neşeli şiirler yazdığı

 

12. Şairliğinin yanında ressamlığı da olan, çok yönlü Osmanlı aydınlarındandır bu sanatçımız. Gerek düşünceleri, yaşantısı gerekse geride bıraktığı eserleri, bir aydın olarak döneminin karmaşık siyasal yapısı karşısında nerede durduğuna ışık tutar. Bütün çalışmalarının temelinde, oğluna duyduğu sevginin yatmakta olduğu da bilinmektedir. Bu da gelecek için gençliğe duyduğu güveni simgelemektedir.

Bu parçadan, sözü edilen sanatçı ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) Farklı sanat türleriyle ilgilendiği

B) Eşitlik ve hürriyete büyük önem verdiği

C) Oğluna duyduğu sevginin yapıtlarına da yan-sıdığı

D) Oğlunun kişiliğinde gençliğe güvenini ortaya koyduğu

E) Yapıtları ve yaşamından dönemindeki siyasal yapı karşısındaki durumunun çıkarılabileceği

 

13. Yaşlı kadın, pencere kenarında oturuyordu. Tekir kedi, odanın ortasında mobilyacının eserini vernikle parlatması gibi, tüylerini parlattı tatlı tatlı. Ansızın durup keskin ve sert bir bakış yolladı kadına. Sonra kulaklarını arkaya doğru dikleştirip ortalığı dinledi. Yukarıda birisi yürüyordu. Ayak sesleri kesildikten sonra bir süre halının üstünde oynayıp yaramazlıklar yaptı kedi. Kadın, yine pencereye çevirdi başını. Dumanlı bir rengin içinden gelip geçeni kucaklayan bakışlarında bir çocuk şaşkınlığı vardı. Yoğurtçunun çıngırağı, bir arabanın camları sarsıp geçişi ona yaşadığını duyurdu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Gözlem gücünden yararlanmaya

B) Anlatılanları nedenleriyle vermeye

C) Farklı duyulara seslenen ayrıntılardan yararlanmaya

D) Benzetmeye yer vermeye

E) Anlatıma duygularını katmaya 

 

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç vurgulanmıştır?

A) Evimizin arkasındaki bahçede badem ağacı vardı.

B) Gelen konuklarına çok içten davranıyor.

C) Bütün hazırlıklarımızı akşamdan tamamladık.

D) Bu kitabı bir hafta önce sizden almıştım.

E) Yan taraftaki binada büyük bir patlama oldu.

 

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemi zaman yönünden etkileyen bir söz yoktur?

A) Eskiden köylerde insanlar imece usulüyle çalışırdı.

B) Artık buralarda yabani hayvanın izine bile rastlanmaz oldu.

C) Bir zamanlar bu dağlarda sürü sürü av hayvanı olurdu.

D) Köydeki akrabalarımızla ancak bayramlarda görüşebiliyoruz.

E) Buradaki köy evleri yavaş yavaş kimsesizliğe terk ediliyor.

 

16. Aşağıdaki dizelerin hangisinde fiilimsi kullanılmıştır?

A) Kul olayım kalem tutan eline

Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz

B) Gel benim uzun boylu servi çınarım

Yüreğime bir od düştü yanarım

C) Bir bölük turnaya sökün dediler

Yürekteki derdi dökün dediler

D) Kara toprak senden üstün olursam

Ben de bu yayladan Şah'a giderim

E) Surum işlemedi kaddim büküldü

Beyaz vücudumun bendi söküldü

 

17. Şimdilerde otel olarak kullanılmakta olan Keçecizade Fuat Paşa Yalısı ve Sadberk Hanım Müzesi adıyla bilinen Azaryan Yalısı, Büyükdere'nin bugün de ilgi gören tarihi yapılarındandır.

Bu cümle ile ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

A) Bileşik isim cümlesidir.

B) Tamlayanla tamlananı arasına sıfat girmiş isim tamlaması kullanılmıştır.

C) Yüklemi ekeylemin geniş zamanıyla çekimlenmiştir.

D) Yapım eki alan birden fazla sözcük vardır.

E) Özne, zarf tümleci ve yüklemden oluşmuştur.

 

18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Bitkilerin birçok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir.

B) Şiirde yeni bir ses bulmak, ona yeni zamanların sesini vermek istiyorum.

C) Tiyatronun toplum ve bireyler üzerindeki önemi her geçen gün artıyor.

D) Bence onu gözünde büyütüyor ve gereğinden çok değer veriyorsun.

E) Günümüz dünyasında ayakta kalmak için bilinçli hareket etmeliyiz.

 

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama ve yazım yanlışı yoktur?

A) "Hiç bir yol, aşılmayacak kadar yüksekten geçmez." diyor Anderson.

B) "Hiçbir yol, aşılmıyacak kadar yüksekden geçmez." diyor Anderson.

C) "Hiçbir yol, aşılmayacak kadar yüksekten geçmez." diyor Anderson.

D) "Hiçbir yol, aşılmayacak kadar yüksekten geçmez." Diyor Anderson.

E) "Hiçbir yol, aşılmayacak kadar yüksekten geçmez, diyor." Anderson. 

 

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Kitabını nereye koyduğunu anımsayamadın mı?

B) Yolculuk sırasında kitap okumuyor musunuz?

C) Öteki arkadaşlarınız bu geziye katılmıyacak mıymış?

D) Son görüşmenizde hastanın sağlık durumu iyi miydi?

E) Bu sabah hastaları ziyaret etmeyecek miydik?

 

21. Gümüş bir dumanla kapandı her yer;

Yer ve gök bu akşam yayla dumanı;

Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,

Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!

Bu dörtlük aşağıdaki şiir türlerinin hangisinden alınmış olabilir?

A) Epik          

B) Lirik          

C) Satirik

D) Pastoral     

E) Didaktik

 

22. Yazar bu romanında toplumun yaşadığı acı bir dönemi konu almış. O dönemin hâlâ hafızlarda tazeliğini koruyan olaylarını bir kez daha gözler önüne sermiş. Ancak bu olayların anlatımında, sadece gerçeğin ön yüzünü gösteriyor yazar bize. Olayların arka planını hiç irdelemiyor. En azından okurda merak uyandırabilirdi ama bunu bile yapmıyor. Romanın anlatımı da akıcılıktan yoksun. Kimi zaman kuru bir tarih anlatımıyla karşı karşıya olduğunuz duygusuna kapılıyorsunuz romanı okurken.

Bu parçada aşağıdaki metin türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

A) Fıkra

B) Söylev

C) Hatıra

D) Makale

E) Eleştiri

 

23. Bir ufuk ki ne Mecnun varabildi ne Ferhat

Bir ufuk ki ilahi sırrı bekleyen serhat

Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi kullanılmıştır?

A) Kinaye

B) İrsal-i mesel  

C) Telmih

D) Tecahül-i arif

E) İntak

 

24. Bahar geldi; koyun kuzu koklaştı

İki âşık senelerdir bekleşti

Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı

Vatan borcu biter bitmez ordayım

Bu dörtlükteki altı çizili sözde aşağıdakilerden hangisi vardır?

A) Mecaz-ı mürsel     

B) Tezat

C) Tecahül-i arif        

D) Mübalağa

E) Hüsn-i ta'lil

 

25. Hissedince sana vurulduğumu

Anladım ne kadar yorulduğumu

Sakinleştiğimi, durulduğumu

Denize dökülen bir pınar gibi

Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır.

B) Ulama yapılmıştır.

C) Düz uyak düzeni ile yazılmıştır.

D) Uyak kullanılmıştır.

E) Benzetme sanatına başvurulmuştur.

 

26. Ay geçti, yıl döndü unuttu beni

Üstüne adını yazdığım ağaç

Açtın dertlerini kanattın beni

Altında türküler düzdüğüm ağaç

Sendeki yemişler böyle değildi

Dört yana haber saldığım kuşlar

Yarı yolda unuttular haberi

Kırık kanatlarla döndüler geri

Artlarından bakıp kaldığım kuşlar

Benim bildiğim kuşlar böyle değildi

Yukarıdaki dizelerin hangi tema etrafında birleştiği söylenebilir?

A) Sevgi

B) Öfke

C) Pişmanlık

D) Korku

E) Sitem

 

27. Orta oyunuyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Tek kişi tarafından oynanır.

B) Önceden hazırlanan yazılı bir metni yoktur.

C) Sahnede değil, herkesin görebileceği bir meydanda oynanır.

D) Usta-çırak ilişkisi gelenekle varlığını sürdürmüştür.

E) Gülmece öğeleri ağır basar.

 

28. Sanma benüm işümi ki gönlüm rızâsıdur

Bilgil anı ki bu feleğün iktizâsıdur

Kimdür k'ide rızâ ile yâr u diyarı terk

Lîkin ne çâre çünki Hak'un ol kazâsıdur

Bu beyitler aşağıdakilerin hangisinden alınmış olabilir?

A) Nefes        

B) Koşuk

C) Gazel        

D) İlahi

E) Sagu

 

29. —- göre şiir anlaşılmak için yazılmaz, şiirde anlam aranmaz; şair, gerçeğin habercisi, şiir dili de o bir açıklama aracı değildir. Şiir, duyulmak için yazılır ve okunur. Şair, tabiatın kendine hissettirdiklerini sembollerle şiirine yansıtır, okuyan da bunu kendi hayal dünyasına uygun olarak algılar.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Yahya Kemal'e     

B) Şinasi'ye

C) Mehmet Akif'e     

D) Ahmet Haşim'e

E) Tevfik Fikret'e

 

30. "Kutadgu Bilig" ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.

B) Türkçenin güzelliklerini göstermek amacıyla yazılmıştır.

C) Eserin adı "Mutluluk Veren Bilgi" anlamına gelir.

D) Karahanlı hakanı Tabgaç Buğra Han'a sunulmuştur.

E) Mesnevi şeklinde kaleme alınmakla birlikte eserde dörtlüklere de yer verilmiştir.

 

31. Birdenbire yeşil kubbede akisler yapan tatlı bir su sesi kulaklarımıza çarpıyordu. Bu ses, kaynağındaki taşlar üzerinden kayarak akan neşeli bir dereciğin şırıltısıydı. Ona yaklaşırken yüzümüze buğulu bir serinlik geliyordu. Bu berrak dere, her taşın üzerinde ayrı bir notada ses vererek ve köpüklü kahkahalar atarak aşağılara dökülüyordu.

Bu metinle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Bazı varlıklara insan özelliği verilmiştir.

B) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.

C) Farklı duyularla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir.

D) Karşılaştırmaya başvurulmuştur.

E) Üçüncü kişi ağzından yazılmıştır.

 

32. 13. yüzyılda yaşamış olan —-, Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biridir. O sadece şiirlerini Türkçe ile yazan bir sanatçı değil, aynı zamanda asırlardır devam eden kendi üslubunun kurucusudur. Tasavvufi tecrübelerini aktardığı, ana dili Türkçeyle ve aşıkâne bir edâyla yazdığı şiirlerinde yeni bir söyleyiş bulmuştur. Evde, sokakta, çarşıda, medresede konuşulan günlük dili tamamen soyut bir alana çekerek edebî ve estetik bir dil hâline getirmiştir. Sanatçının şiirlerinin yer aldığı bir "Divan"ı ve ahlaki konuları işlediği "Risaletü'n-Nushiye" adlı bir mesnevisi vardır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?

A) Gülşehri    

B) Yunus Emre

C) Mevlana    

D) Hoca Dehhani

E) Hacı Bektaşi Veli

 

33. Gazelde beyit sayısı genellikle (I)33-99 arasında değişir. Gazelin ilk beyitine (II)"matla", son beyite ise (III)"makta" adı verilir. Bir gazelin en güzel beytine (IV)"beyt-ül gazel", şairin mahlasının bulunduğu beyte de (V)"mahlas beyti" denir.

Bu parçadaki altı çizili bölümlerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?

A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V. 

 

34. Aşağıdaki dizelerin hangisinin, biçim ve dil özellikleri bakımından halk şiiri geleneğiyle yazıldığı söylenebilir?

A) Yâri, rind-i zamânedir sandım

Bahs-i vasiı, terânedir sandım

B) Âb-ı rûy-ı Habibi Ekrem içün

Kerbelâ'da revân olan dem içün

C) Gönül kuşu eski yuvadan uçtu

Giden gelsin bizimle dost iline

D) Mübtedâ-yı cümle eşyâya ayân

Müntehâsın müntehâsın müntehâ

E) Gönül ağyâr için incinme yâre

Gül olmaz bâğ-ı âlemde dikensiz

 

35. (I) Namık Kemal'in bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan Vatan Yahut Silistre'si yalnız ülke içinde değil, Avrupa'da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. (II) Magosa'dayken yazdığı Gülnihal'de baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir. (III) Yine Magosa'da yazdığı Akif Bey'de, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendi-sine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirir. (IV) Şair Evlenmesi'nde görücü yoluyla evlenmeye karşı çıkar. (V) On beş perdelik Celaleddin Harzemşah'ta ise Moğollar'a karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah'ın kişiliğinde İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde anlatmıştır.

Bu parçada numaralanmış yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?

A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V. 

 

36. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının başta gelen sanatçılarındandır. Eserlerinde mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu "klasik roman tekniğini kullanmıştır. Olağanüstü bir gözlem yeteneği olan sanatçı, kişilerinin yinelenmesi yöntemini ilk kez Goriot Baba romanında uygulamıştır.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Balzac

B) Dostoyevski

C) Tolstoy

D) Schiller

E) Goethe

 

37. Türk edebiyatı romanla ilk defa —- döneminde karşılaşır. Yusuf Kâmil Paşa, Fenolon'un Telemak adlı romanını tercüme eder. İlk yerli roman ise —- Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat’ıdır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere, verilen bilgilere göre sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Tanzimat – Şemsettin Sami'nin

B) Servet-i Fünun – Halit Ziya'nın

C) Fecr-i Âti – Reşat Nuri'nin

D) Cumhuriyet – Sinan Paşa'nın

E) Millî Edebiyat – Halide Edip'in

 

38. Dil özellikleri dikkate alınırsa aşağıdaki dizelerden hangisinin Cumhuriyet Dönemine ait olduğu söylenebilir?

A) Meyhâne mukassi görinür taşradan ammâ

Bir başka ferah başka letâfet var içinde

B) Sevdâya mukabil duyulur rûhta her gâh

Bir istiyor insan onu, bir istemiyor, âh

C) Varsın bahçelerde rüzgâr gezinsin

Yağmur ince ince toprağa sinsin

D) Ziya-yı şemse kapanmış bütün deriçeleri

Bir öyle hücreye benzer ki ömrümün kederi

E) Çeşm-i insâf kadar kamile mizân olmaz

Kişi noksânını bilmek gibi irfân olmaz

 

39. Yedi Meşaleciler hareketini başlatan gençlerin kimi lisede, kimi üniversitede öğrencidir. Gençler, topluluğa ad olarak "Yedi Kollu Şamdan, Yedi Dağın Çiçeği, Yedi Yıldız" gibi isimler düşündükten sonra "Yedi Meşaleciler" ismine karar verirler. Ardından Yedi Meşale isminde bir kitap çıkaracaklarını ilan ederler. Kitap piyasaya çıkınca büyük ilgi görür. Kitaba yazılan ön sözde edebî alanda neler yapacaklarını anlatırlar. Kitapta her ismin bir bölümü bulunmaktadır.

Aşağıdakilerden hangisi parçada Yedi Meşaleciler içinde yer almış sanatçılardan biri değildir?

A) Yaşar Nabi Nayır

B) Cevdet Kudret Solok

C) Vasfı Mahir Kocatürk

D) Ziya Osman Saba

E) Ahmet Muhip Dıranas 

 

40. Servet-i Fünun edebiyatıyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Yapıtlar, "sanat için sanat" anlayışıyla ortaya konmuştur.

B) Batı edebiyatı, özellikle de Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.

C) Makale, roman, deneme gibi Batılı yazı türleri ilk defa kullanılmıştır.

D) Roman ve hikâyede realizmle natüralizm, şiirde parnasizmle sembolizmin etkisi görülür.

E) Yapıtlarda sanatlı ve anlaşılması zor bir dil kullanılmıştır.

 

41. Aşağıdakilerden hangisi Millî Edebiyat akımının belirleyici özelliklerinden biri değildir?

A) Ulusal vezin olan hece ölçüsünü kullanma

B) Dilde sadeleşme yolunu seçme

C) Halk edebiyatının olanaklarından yararlanma

D) Gerçekçi bir anlatım benimseme

E) Toplumsal konulardan çok, bireysel konuları ele alma

 

42. —-, "Seviye Talip" ve Handan" aşk öyküleri anlatan ilk yapıtlarıdır. Yazar kahramanlarını yakıp yıkan bir sevgiyi dile getirmek istediği için kişilerin iç dünyasına yönelir ve bu sevginin zamanla bir tutkuya dönüşmesini sergiler. Bu yapıtların önemli özelliğini, birbirine benzeyen ve ondan önceki Türk romanlarında bulunmayan kadın kahramanlarda aramak doğru olur. Yazarın asıl amacı kadın kahramanların kişiliklerini erkeklerin gözüyle değerlendirmek olduğu için, romanlarının anlatıcısı olarak bu kadınlara âşık erkekleri seçer ve fırtınalı bir aşk öyküsünü onların anı defterlerinden ya da mektuplarından anlatır.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Peyami Safa'nın

B) Reşat Nuri Güntekin'in

C) Halit Ziya Uşaklıgil'in

D) Halide Edip Adıvar'ın

E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun

 

43. Türkçülük hareketini bir sisteme bağlayan fikir adamı ve bu sistemi eserlerinde işleyen bir sanatçıdır. Türk milletinin din, dil, ahlak, edebiyat yönünden aynı kültürle yetişmiş kişilerden oluştuğuna inanan sanatçı, eserleriyle Türk milliyetçiliğinin sınırlarını belirlemiş, Millî Edebiyatın da fikir yönüyle temellerini oluşturmuştur. Edebiyatı, fikirlerini yaymak için bir araç olarak kullanmıştır. Sanat yapma kaygısı yoktur. Şiir ve nesir alanında eserleri vardır. Türk dilinin gelişmesi yolunda çaba harcamıştır. Türkçe karşılıkları olan Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasından, Türkçeleşmiş kelimelerin de artık Türkçe sayılmasından yanadır.

Bu parçada hakkında bilgi verilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ömer Seyfettin

B) Ziya Gökalp

C) Refik Halit Karay

D) Hamdullah Suphi Tanrıöver

E) Mehmet Emin Yurdakul

 

44. Aşağıda verilenlerden hangisi II. Yeni şiirinin özelliklerinden biri değildir?

A) Şiiri anlam ve akıldan uzaklaştırma

B) Folklor öğelerinden sıkça yararlanma

C) Basitlikten, sadelikten ayrılma

D) Konulu, öykülü şiir yazmaktan vazgeçme

E) Kapalı bir anlatım kullanma

 

45. —-, gerçekçi bir sanatçıdır. Sanatçı, bütün eserlerinde toplumu en ince ayrıntısına varıncaya kadar göstermeye çalışmıştır. Şiirlerinde daima görüleni anlatmıştır; fakat bunları görülmeyen taraflarıyla ya da her zaman karşılaşıp da üzerinde durmadığımız yönleriyle ele almıştır. Küfe'de, Seyfi Baba'da ve Hasta'da bunu çok rahat görmekteyiz.

Bu parçanın başına aşağıdaki sanatçılardan hangisi getirilmelidir?

A) Mehmet Emin Yurdakul

B) Yahya Kemal Beyatlı

C) Tevfik Fikret

D) Mehmet Akif Ersoy

E) Ziya Gökalp

 

46. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminde görülen özellikler arasında yer almaz?

A) Atatürk devrimlerinin savunuculuğu yapılır ve bu devrimler eserlerde işlenir.

B) Şiirde biçim yönüyle halk edebiyatı geleneğine sıkı sıkıya bağlı kalınır.

C) Şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır.

D) Edebiyat bu dönemde toplumcu bir karakter kazanır, edebiyata gerçekçi bir anlayış hâkim olur.

E) Dilde sadeleşme çabaları aralıksız sürer.

 

47. İlk şiirlerinde hececilerin biçim ve tema özelliklerini benimser. Gizemci denebilecek bir duyarlılıkla nesneleri sıralayan, çevresine çocuksu bir şaşkınlıkla bakan bu şiirlerin ayırıcı yanı, uyaklı yazılmamasına rağmen uyağa bağlı olmasıdır. Orhan Veli ve Oktay Rifat'la ortak eserleri "Garip"teki şiirlerinde çocuksu şaşkınlığın bilince dönüştüğü, uyakların aşıldığı ve ölçünün kırıldığı görülür. Şiirlerinde duygu, düşünceyle gelişir, hatta düşünceyi hazırlar. Düşünce öğesi, duygularını hep ayrıntıdan kotarır. Şiirlerini "Telgrafhane, Yan Yana" gibi kitaplarında bir araya getirir.

Bu parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) İlhan Berk

B) Cahit Sıtkı Tarancı

C) Cemal Süreya

D) Attila İlhan

E) Melih Cevdet Anday

 

48. Yazın yaşamına mizah öyküleriyle başlayan yazar, 1919'dan itibaren Türk öykücülüğünde yeni bir sayfa açtı. Sürgün olarak gittiği Anadolu'nun çeşitli kesimlerinden insanları canlandırdığı "Memleket Hikâyeleri" 1919'da yayımlandı. Bu kitapla, o güne kadar konuları İstanbul'la sınırlı olan öykücülüğü Anadolu'ya taşıdı. Eserlerinde yalın ve anlaşılır bir dil kullandı.

Bu parçada hakkında bilgi verilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ömer Seyfettin

B) Sabahattin Ali

C) Reşat Nuri Güntekin

D) Refik Halit Karay

E) Memduh Şevket Esendal

 

49. Aşağıdakilerden hangisi toplumsal gerçekçi edebiyatın özelliklerinden biri değildir?

A) Halkçılık, köycülük kavramları ile hümanist bir düşünce etrafında şekillenir.

B) Sanatı her türlü dinsel ve töresel bağlardan kurtarmak amaçlanır.

C) "Toplum için sanat" anlayışı egemendir.

D) Roman ve hikâyelerde kişiler tek yönlü olarak ele alınır.

E) Şiirde serbest nazım benimsenir, ideoloji öne çıkarılır.

 

50. Neriman ile Şinasi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bugünkü adıyla İstanbul Musikî Okulu'nda okuyan iki gençtir. Fatih'te oturan ve geleneklerine bağlı bir ailenin kızı olan Neriman, İstanbul'un Harbiye semtinde yaşanan çaylı sohbetli, eğlenceli, Batı tarzı hayatına özenir. Bu ışıltılı hayatın peşine düşen genç kız, kendi çevresinden olan ve ona derin bir sevgiyle bağlanan arkadaşı Şinasi'yi bırakır. Batılı bir hayat süren Beyoğlu genci Macit'le arkadaşlık kurar. Onunla eğlenceli bir hayat sürmeye başlar. Ama sonunda hatasını anlar ve onu gerçekten seven Şinasi'ye döner.

Yukarıda kahramanlarından ve içeriğinden söz edilen romanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Orhan Kemal

B) Kemal Tahir

C) Peyami Safa

D) Hüseyin Rahmi Gürpınar

E) Ahmet Mithat Efendi

 

51. Sorardım sırrını hiç düşünmeden

Bu fani gönlümün sevinci neden

Beni günden güne meğer genç eden

Daima değişen maceralarmış

İçerik ve biçim özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, yukarıdaki şiirin aşağıdaki şairlerden hangisi tarafından yazıldığı söylenebilir?

A) Ece Ayhan

B) Ahmet Haşim

C) Orhan Veli Kanık

D) Cemal Süreya

E) Faruk Nafiz Çamlıbel

 

52. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminde Türk tiyatrosunun gelişimine katkı sağlamış isimlerden biri değildir?

A) Orhan Asena

B) Haldun Taner

C) Muhsin Ertuğrul

D) Orhan Hançerlioğlu

E) Sait Faik Abasıyanık

 

53. Kemal Bilbaşar, Cumhuriyetin ilk yıllarında ve hemen bu yılları izleyen Şeyh Sait isyanı sırasında Doğu Anadolu'yu (I)Cemo ve Memo romanlarında anlatır. (II)Kölelik Dönemeci adlı romanında Osmanlı ile Rusya arasındaki Kaynarca Antlaşması'ndan sonraki yıllara döner. (III)Bedoş, II. Meşrutiyetin ilanı, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı, İstanbul'un işgali, ardından Kurtuluş Savaşı'nın kazanılışı yıllarını kapsar. İlk romanı (IV)Denizin Çağrısı'nda ise yoksul bir öğretmenin yaşamını aktarır. (V)Yeşil Gece gibi romanlarında ise değişik toplumsal sorunları ele alır.

Yukarıdaki altı çizili yapıtlardan hangisi Kemal Bilbaşar'a ait değildir?

A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V. 

 

54. Haldun Taner ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Oyunlarında geleneksel Türk tiyatrosunun özelliklerinden yararlanmıştır.

B) Toplumsal olayları, aksaklıkları alaycı bir dille eleştirir.

C) Öykülerinde bireyin toplumdaki yaşam biçimlerini, bunların aksayan yanlarını mizahi bir biçimde anlatır.

D) Sarı Naciye adlı oyununda Anadolu halkının çektiği sıkıntıları başarıyla dile getirir.

E) Eski ve yeni yaşam biçimi arasında kalmış insanların, sonradan görme zenginlerin yaşamlarını ele alır.

 

55. —-, tarihî bir romandır. Roman, Anadolu Selçuklu Devletinin dağılışı sırasında Karacadağ yöresine yerleşmiş Kayı boyunun Ertuğrul, Osman ve Orhan Beyler yönetiminde, yeni bir Türk devletinin kuruluşunu anlatmaktadır. Romanda Ertuğrul Bey, Kara Osman, Orhan Bey, Şeyh Edebali, Yunus Emre, Lotüs (Nilüfer Hanım) gibi yaşamış kahramanlar yer alır. —-, bu romanını Dede Korkut üslubunu anımsatan bir dille, akıcı, sağlam, güzel bir Türkçeyle yazmıştır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıda verilenlerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

A) Devlet Ana – Kemal Tahir

B) Cezmi – Namık Kemal

C) Küçük Ağa – Tarık Buğra

D) Tohum ve Toprak – Orhan Asena

E) Yer Demir Gök Bakır – Yaşar Kemal

 

56. Öz şiir anlayışını sürdüren şiirin özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) İç ahengi sağlamak için söz sanatlarından, kafiye, redif ve ses benzerliklerinden yararlanılmıştır.

B) Daha çok serbest nazım tercih edilmiştir.

C) Musikiyle, imgelerle insanın estetik duyarlılığını doyurma amaçlanmıştır.

D) Düşlere ve bireysel duygulara ağırlık verilmiştir.

E) Şiirde biçim endişesi duyulmuştur.

 

 

 

LYS Edebiyat Deneme Sınavı-5 İndir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir