Edebiyat Öğretmeni

Söz Öbeklerinde Anlam Test-3

1. Edebiyatımızda üslup, konu, çevre ve kişiler pek az sanatçıda. Sait Faik kadar kendi olmuştur. Onun yaşamı bilinmeden hikâyeleri anlaşılmaz.

Bu cümlede altı çizili söz öbeğiyle Sait Faik hakkında vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sit Faik’in üslubunun diğer öykücüler gibi olması

B) Sanatçının eseriyle öyküde başarıyı yakaladığı

C) Sanatçının seçtiği konuların halkın yaşadıklarıyla örtüşmesi

D) Sait Faik’in eserlerini oluştururken özgün olduğu

E) Sait Faik’in yaşamı hakkında fazla bilgi olmayışı

 

2. Sanatçı, özellikle çağın yaygın hastalıklarına dokunan sağaltıcı yorumlarıyla önemlidir bizim için. Çağının çürüyen yanlarını sıkça tokatlayan bir yazardır, o. Bunu da yazar olmaktan önce insan olmakla ilişki bir eylem olarak görmektedir.

Bu parçadaki “çağın çürüyen yanlarını sıkça tokatlamak” sözü ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanlara çağın fikirlerini açıklamak

B) Her okuyanca farklı yorumlanabilmek

C) İnsanların vurdumduymazlığına sinirlenmek

D) Toplumun aksayan yönlerini eleştirmek

E) Eserlerini toplumsal bir amaç doğrultusunda yazmak

 

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “istemekten, söylemekten çekinmek” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

A) Öğüttür verdiğim tut benim sözüm

Severim demeye tutmadı yüzüm

B) Eğer güzel benim sözüm tutarsan

Geri döndürelim yollarımızı

C) Kıyamette yakasını tutarım

Vermesin hoyrata güllerimizi

D) Eğer arif isen sözü uzatma

Sütsüz inek durmaz malar demişler

E) Yorganına göre uzat ayağın

Sözü işit sağır değilse kulağın.

 

4. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?

A) Bir işi geciktirmek, çabuk yapmamak: Ağırdan almak.

B) Birçok işten birini hemen yapıp bitirivermek: Aradan çıkarmak.

C) Eski sıhhatini kazanmak, yeni doğmuş gibi zinde, dertsiz tasasız olmak: Anadan doğmuşa dönmek.

D) Varlık içinde hastalık veya azap çekerek yaşamak: Altın leğene kan kusmak.

E) Göz açtırmamak, fırsat vermemek: Aman dilemek.

 

5. Başka bir öykücüde öykünün değerini hiçe indirebilen konu yokluğu Sait Faik’e özgünlük kazandırıyor. Her şeyi belli kalıp ve tipler açısından değerlendirmeye alışık okuyucular için sanatçının hikâyeleri çatısı çatılmamış bir evi andırmaktadır.

Parçadaki altı çizili sözün parçaya kattığı anlam aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

A) Sait Faik’in öyküye getirdikleri başka sanatçılar tarafından beğenilmiştir.

B) Konulu öyküler okuyanlar Sait Faik’ten pek bir şey anlamaz.

C) Bazı okuyucular Sait Faik’in hikâyelerini yarım bırakılmış hikayeler olarak görür.

D) Sait Faik, kahramanlarını coşkulu bir ruh haliyle yansıtmayı bilmiştir.

E) Sait Faik, özgünlük konusunda pek çok sanatçıdan daha ileridedir.

 

6. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?

A) Hafif bir sıkıntıdan kaçıp daha ağırına yakalanmak: Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.

B) Ağlayacak hale gelmek, duygulanmak, hislenmek: Gözleri dolmak.

C) Hayretten, korkudan donakalmak: Kanı donmak.

D) Dost olan kimsenin söylediği söz acı da olsa insanın iyiliği içindir: Dostunu düşmanını bilmek.

E) Kanaat etmemek, yeterli bulmamak, aç gözlülük etmek: Gözü doymamak.

 

7. Yazar, her eserinde mutlaka okuyucusu için ileriye doğru tutulmuş bir ışık bulundurmalıdır.

Bu cümlede altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Okuyucuya kılavuzluk edecek değerler

B) Okuyucunun ilerde yaşayacağı kültürel yozlaşmalar

C) Okuyucuyu hayatta yönlendirecek sözler

D) Okura gelecekle ilgili verilen öğütler

E) Yazarın, deneyimlerinden yola çıkarak dillendirdiği geleceğe ilişkin düşünceleri

 

8. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi, karşısında verilen deyime uygun değildir?

A) Şöyle bir görünüp kaybolmak: Boy göstermek.

B) Herhangi bir konuda iddialı olmak, kendinden daha iyi durumda olan biriyle yarışmak: Boy ölçüşmek

C) Uzamak, boylanmak, gelişmek: Boy atmak

D) Kendi yetersizliğini, beceriksizliğini anlamak, beklediği yakınlığı görememek: Boyunun ölçüsünü almak

E) Altından kalkamayacağı, başaramayacağı işlere girişmek: Boy vermek

 

9. Yazarın kısa deneme ve öykülerinden oluşan bir kitabı çıktı: Kanamalı Haydut. Kitabın İlk bölümünü oluşturan Çınaraltı’nda Cemal Süreya’dan yapılan alıntı, karşımızdaki haydutun neden kanamalı olduğunun yanıtı gibidir: “Biz, yarışı kaybettikten sonra da koşan atlarız.”

Bu parçadaki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Çok satmak, bir kitabın niteliğini ortaya koyan bir ölçü değildir tek başına.

B) O, hiçbir yenilgiye yenilmemiştir hayatı boyunca; ısrarla mücadelesine devam etmiştir.

C) Güzel yazıya giden yol, bir bakıma doğru yazıdan geçer.

D) Deneme yazıyorsanız, belli bir birikiminiz, söyleyeceğiniz sözünüz olmalı.

E) Yazarların yazma ve yaratma gücü yaşla açıklanamayacak bir olgudur.

 

10. Ben şiirde kalemim elverdiğince uç noktalara kadar gidip geldim. Yani Türk şiirinin zengin macerasından yararlanarak, sözcükler üzerinde analizlere kalkarak böyle çokgen bir şiir yazmayı denedim.

Bu parçada geçen “kalemim elverdiğince” sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaşamı algıladığı ölçüde

B) Yazma yeteneği ölçüsünde

C) Şiirin boyutları içerisinde

D) Sözcüklerin anlam kapsamı içerisinde

E) Okuyucuyu şaşırttığı ölçüde

 

11. Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, “bir şeyi yapmaktan kaçınmak, çekinmek, karışmamak, uzak durmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

A) Ölümden korkup da sen geri durdun

Yiğidin alnına yazılan gelir.

B) Doğru ol, bir hayrı yoktur yalanın

Yürü!.. Hali yaman geri kalanın.

C) Dönmek mi ne mümkün geri dönmek

Düştüyse gönüller bu hüzne

D) Yolunu yoluma döndüremedim

Getirme üstüne söz kara gözlüm.

E) Ben kendi halimde gezip tozarken

Bak gözümden akan yaşıma benim.

 

12. Şiir, kurmaca bir dünyanın dizelerde sıkışması değil, gerçeğin üzerindeki örtünün kaldırılması olmalıdır.

Bu cümlede yer alan “kurmaca bir dünyanın dizelerde sıkışması” söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaşamda karşılaşılmayacak hayallerin şiirde yer alması

B) Gerçeklerin insanlarda yer ettiği karamsarlığın şiirleştirilmesi

C) Dizelerin insan ruhunu okşaması ve onu mutlu etmesi

D) Yapay bir dille duyguların şiirde ifade edilmesi

E) Dünyanın güzelliklerini, her açıdan mısrada kullanmak

 

13. Aşağıdaki deyimlerin hangisinde, “bir işin ciddiliğini, önemini sonradan anlayıp aklı başına gelmek” anlamı vardır?

A) Ayaklarının ucuna basmak.

B) Ayakları suya ermek (değmek)

C) Ayaklar baş, başlar ayak olmak.

D) Ayağını denk almak.

E) Ayakta tutmak.

 

14. Şair, sözcük seçiminde çok titizdir, kılı kırk yarar. Bu yüzden onun her kelimesi, her cümlesi yazıya kalıcı özerk bölgesini sağlamca oluşturmuş bir biçimde girer.

Bu parçadaki altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her kelimenin yeni çağırışımlar taşıması

B) Kelimelerin geleneksel kullanımlarından uzaklaşması

C) Şiirdeki biçim mükemmelliğinin ahengi olumlu etkilemesi

D) Her sözcüğün her okuyucuda farklı bir anlam uyandırması

E) Kullanılan dil öğelerinin asla atılamaması, yerlerinin bile değiştirilememesi

 

15. Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, “kimseyi beğenmemek, gözü yükseklerde olmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

A) Garibim yoktur arkam

Kanadım yok ki kalkam

B) Benim gönlüm alçak dallara konmaz

Üçler, beşler, onlar benim için az

C) Düşe düşe bir güzelin ardına

Çekip gider bir gözleri sürmeli

D) Ne gün aslına dönecek bu ten

Taş, toprak, çiçek, su veya maden

E) Yiğit olan yiğit kurt gibi bakar

Düşmanı görünce ayağa kalkar.

 

16. Sözcüklerin şuur akımına yol açmaları, bilinçaltına uzanmaları, bu sözcüklerin bizden olmalarına bağlıdır. Bu nedenlerdir ki, bir dili konuşan topluluğun üzüntüleriyle sevinçleriyle yüklü olmayan şiirler yazmak boşuna uğraştır.

Bu parçadaki “sözcüklerin bizden olması” sözüyle anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Toplumun konuştuğu dilin dışına çıkmamak

B) Entelektüel bir dil ortaya koymak

C) Anlam derinliği olan sözcüklerle yazmak

D) Şiir dilindeki sözcükleri titizlikle seçmek

E) Yalın, basit bir sözcük dağarcığı oluşturmak

 

17. Şairin başarısını, hece ve kafiyeyi sade dille bir mermer gibi yontmasına bağlıyoruz.

Bu cümlede alt çizili öbeğiyle anlatılmak istenen en genel yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hece ölçüsünü kullanarak şiirler yazmak

B) Kafiyeyi ve hece ölçüsünü bilinçli olarak yan yana getirmek

C) Halkın anlayabileceği bir dilde şiirler yazmak

D) Şiiri heceye, kafiyeye ve sade dile yeni anlam ve şekil vererek oluşturmak

E) Başarıyı heceyle yazılan şiirlere borçlu olmak

 

18. Sokağın yazı masası ile birleştiği yerde edebiyat başlıyor demektir.

Yukarıdaki cümlede altı çizili sözün kattığı anlam, aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Gerçeğin olduğu gibi anlatılmasından edebiyat değil, gazete haberi doğar.

B) İyi bir sanat yapıtı, kaynağını hayal gücünden alır.

C) Edebiyat konusunu seçkin insanların yaşamından alır.

D) Edebiyat gerçeği ve düşseli bir potada eritir.

E) Sanat eserleri sadece masa başında yazılır.

 

19. Aşağıdaki cümlelerin/dizelerin hangisinde, “ağır gelmek” deyimi diğerlerinden farklı anlamda kullanılmıştır?

A) Gönül benim, göz benim, gözyaşı benim

Neden ağır geliyor ağlayışım başkalarına

B) Ağır gelir elbette ona karşıdan bakmak.

C) Bu yıkılışın ona ağır geldiğini hissettim.

D) Ayrı yerlerde olduklarını düşünmek ona ağır geliyordu.

E) İki bin gelin de dört yüz kız ile

Tartılsa çok ağır gelir bu gelin

 

20. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde “soyaçekim” anlamı yoktur?

A) Anası ağaca çıkarsa, kızı budakta gezer.

B) Dama çıkan keçinin, çama çıkan oğlağı olur.

C) Armut, ağacından uzak düşmez.

D) Asılacak adamın evinde ipten bahsedilmez.

E) Anasına bak, kızını al; kenarına bak bezini al.

 

CEVAP ANAHTARI

1- D  2-D  3-A  4-E  5-C  6-D  7-B  8-E  9-B  10-B  11-A  12-A  13-B  14-E  15-B  16-A  17-D  18-D  19-E  20- D

Exit mobile version