Roman

Sponsorlu Bağlantılar

Genellikle insanların serüvenlerini, iç dünyalarını, toplumsal bir olay ya da olguyu, insan ilişkilerini ve değişik insanlık durumlarını yansıtmayı amaçlayan düzyazı türüne “roman” denir. “Roman” terimi, Roma İmparatorluğu içindeki halkların kullandığı bozulmuş Lâtinceye verilen addır. Bu bozuk Latince ile yazılan ilk destan ve halk öykülerine roman denmiştir. Bu terim, sonradan belli bir türün adı olmuştur.

Uzun anlatıma dayalı edebiyat türlerinden biri olan roman; olayları yer, zaman ve şahıs kadrosu bütünlüğü ve uyumu içinde anlatır. Okuyucuyu çekebilecek nitelikte merak unsurları içerir. Sosyal yaşamda kişilerin veya ailelerin başlarından geçen ya da geçme olasılığı bulunan olayları yer ve zaman göstererek aktarır. Birbiriyle bağlantılı olayları temel bir düşünce etrafında birleştirerek yansıtır.

Roman, hem bir gerçekliğin hem de düş gücünün ürünüdür. Yazar, anlattığı olayı, kişileri gerçekten olsa da bunları yeniden yaratarak verir. Bu bakımdan roman gerçek yaşamla tam olarak örtüşmez. Roman, yaşamın yeniden üretimi ya da yaratımıdır. Romanda aslında romancının hayal gücü, sanatçı kişiliği, görgü ve bilgisiyle, zengin duygu ve düşüncesiyle yaratılan bir yaşam ortamı anlatılır. Romanın geçtiği sosyal çevre içerisinde dine, felsefeye, ahlaka, siyasete yer verilir. Romancı, okuyucuyu etkilemek, okuyucunun ruhunda bir yankı uyandırmak amacındadır. Romanlar üçüncü kişi ağzıyla, roman kişilerinden birinin ya da birkaçının yazdığı anı biçiminde veya roman kişilerinin birbirlerine gönderdikleri mektuplarla olmak üzere üç değişik şekilde yazılır.

Romanın Öğeleri

Roman dört temel öğeden oluşur. Romanın kurgusunu oluşturan dört temel unsur “yer, zaman, olaylar zinciri ve şahıs kadrosu “dur. Bazı romanlarda bunlara “fikir” unsuru da eklenir.

1. Kişi (kahramanlar): Romanların çoğunda geniş bir şahıs kadrosu vardır. Romanda başkarakter ve yardımcı karakterler bulunur. Romanda şahıslar ayrıntılı olarak tanıtılır. Roman kahramanının yaşamı, geniş bir zaman çerçevesi içinde baştan sona anlatılır. Roman kişileri “tip” ve “karakter” olarak karşımıza çıkar.

Tip: Belli bir sınıfı ya da belli bir insan eğilimini temsil eden kişidir. Tip evrenseldir, genel özelliklere sahiptir. Tipler “sevecen tip, alıngan tip, kıskanç tip, sosyal tip” gibi, bireysel olmaktan çok; başkalarında da bulunan ortak özellikler taşıyan ve bu özellikleri en belirgin şekilde temsil eden şahıs veya şahıs grubudur.

Karakter: Romanda olumlu, olumsuz yönleri ile verilen, belirli bir tip özelliği göstermeyen kişilerdir. Karakter, kendine özgüdür. Karakterler genel temsil özelliği göstermez. Karakterler, birden fazla özelliği belirlenmiş, tipik olan birkaç özelliği ile insanın iç çatışmaları ve çıkmazlarını verme görevini yüklenmiş roman şahıslarıdır. Karakterler çok yönlü olup, değişkenliğe sahip kişiler oldukları için bunlara “yuvarlak roman kişisi” de denmektedir.

2. Olay: Romanlar, temel bir olay etrafında gelişen ve iç içe geçmiş çok sayıda olaydan oluşur. Romanda anlatılan olaylar hayattan alınabileceği gibi, tarihten, anılardan, okunan kitaplardan ve masallardan da alınabilir. Önemli olan, konunun gerçeğe uygun olmasıdır. Romanda olaylar her yönüyle ayrıntılı olarak işlenir. Her olay bir nedene bağlanır. Böylece okuyucu, romanın içine çekilir.

3. Çevre (yer): Romanlardaki kişilerin yaşadığı, olayların geçtiği yerdir çevre. İnsanlar gibi, roman kişileri de belli bir çevrede yaşar. Bu çevre, okuyucuya betimleme yoluyla anlatılır. Romanda olayların geçtiği ve kişilerin yaşadığı yerler, çevre ve diğer mekânlar çok ayrıntılı şekilde verilir.

4. Zaman: Romanlarda zaman kavramı belirgindir. Olay veya olaylar belirli bir zaman diliminde yaşanır. Romanlarda fiiller genellikle “-di’li geçmiş zaman” kipinde kullanılır. Klasik romanda zaman “geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman” olmak üzere üç dilimde verilir. Çağdaş romanda bu anlayış etkin değildir. İnsanın hatırlama yeteneğinden yararlanılarak zamanlar arası geçiş yapılır. İç içe değişik zaman dilimlerinden söz edilebilir. Birkaç zaman bir arada kullanılabilir. Şuur akışı tekniğiyle geriye dönüşler veya ileriye gidişler olabilir.

5. Fikir: Çoğu romanın fikirsel bir yönü de vardır. Romandaki olayların, durumların ve davranışların nedenleri araştırılır; kişilerin psikolojik tahlilleri yapılır ve olayların sonuçları üzerinde durulursa romanın ana düşüncesi ve yardımcı düşünceleri belirlenebilir.

6. Dil ve anlatım: Her romana, eserini kendine özgü görüş, anlayış ve anlatış özelliğine göre oluşturur. Anlatmaya bağlı eserlerde, özellikle de roman ve hikâyeler birinci veya üçüncü kişi ağzından anlatılır. “Birinci kişili anlatım’da “ben, biz”; ‘üçüncü kişili anlatım’ da eserlerde “o, onlar” özneleri kullanılır. Yüklemler bu öznelere göre çekimlenir. Ayrıca bu tür eserlerde üç tür anlatıcı bakış açısından söz edilebilir. “Dün Ali ile Ayşe’yi eve çağırdım. Birlikte ders çalıştık.”Burada birinci kişili anlatım söz konusudur. “Dün Ali ile Ayşe ‘yi eve çağırdı. Birlikte ders çalıştılar.” Burada üçüncü kişili anlatım söz konusudur.

Anlatıcı Bakış Açıları

Hâkim (İlahi, Tanrısal) Bakış Açısı: Anlatıcı, olayların içinde yer almaz, olaylara müdahale etmez. Olaylara geniş bir açıdan bakar. Anlatıcı her şeyi bilen konumundadır; kahramanların zihinlerinden geçenleri, duygularını, iç dünyalarını geçmişte yaşadıklarını, gelecekte olacakları onların en gizli bilgilerini bütün ayrıntılarıyla bilir. Yazar, roman kahramanlarından daha fazlasını bilir. Anlatım üçüncü kişinin ağzından yapılır.
“Eve nasıl gideceğini düşünüyordu. Babasının kızacağından endişe ediyordu. Bu düşünceler içindeyken aklına bir fikir geldi.”

Kahraman Bakış Açısı: Anlatıcı, romanın kahramanlarından biridir. Yazar, olayları kahramanın bakış açısından anlatır. Anlatıcının bildikleri; kahramanın anlattıkları, gördükleri, duydukları ve bildikleri ile sınırlıdır. Olaylar, birinci kişinin ağzından verilir.
“Eve gittim. Babam beni görünce çok sevindi. Sana bir sürprizim var!’dedi. Doğum günüm için aldığı hediyeyi bana verdi.”

Gözlemci Bakış Açısı: Anlatıcı, olayların içinde yer almaz. Olayları yansız bir şekilde anlatır, gözlemci konumundadır. Yazarın bildikleri, kahramanın bilgilerinden daha azdır. Bu bakış açısıyla yazılmış romanlarda gizli bilgilere, duygulara, hayallere ve kişilerin iç dünyasındaki çatışmalara yer verilmez. Olaylar üçüncü kişinin ağzından anlatılır.
“Eve gitti. Babası onu görünce çok sevindi. Ona bir sürprizi olduğunu söyledi. Doğum günü için aldığı hediyeyi ona verdi.”

ROMAN TÜRLERİ

Romanlar bağlı oldukları edebî akımlara ve konularına göre sınıflanabilir.

  1. Akımlarına Göre Romanlar: Edebiyat akımlarına göre romanlar “romantik, realist (gerçekçi), naturalist (doğalcı), estetik, izlenimci, dışavurumcu, toplumcu, yeni roman” olarak sıralanabilir.
  2. Konularına Göre Romanlar:Konularına göre romanlar ise “sosyal roman, tarihî roman, macera romanı, tahlil romanı, duygusal roman, egzotik roman, oluşum romanı, didaktik roman, köy romanı, lirik roman, pastoral roman, otobiyografik roman, aşk romanı, bilimkurgu romanı, belgesel roman” olarak isimlendirilebilir.
  3. Sosyal roman:Toplumsal sorunların işlendiği romanlardır. Bu tür romanlarda ekonomik sorunlar, sınıflar arası çatışmalar, rejim değişiklikleri, esaret, göç gibi toplumsal yaşamı doğrudan ilgilendiren konular anlatılır.
  4. Tarihî roman:Konularını tarihte yaşamış kahramanlarla, onları kuşatan gerçek veya hayalî kişilerin hayat ve maceralarından alan roman türüdür. Bu roman türü, geçmişte yaşanmış önemli olayları konu alır. Ancak tarihten daha derinlerde yatan insanla ilgili daha evresel bir gerçeği araştırmak amacıyla da yazılır. Yazar, tarihî gerçekleri kendi hayal gücü ile birleştirerek anlatır.
  5. Macera (serüven) romanı:Günlük yaşamda gerçekleşmesi çok zor olan şaşırtıcı, gizemli olayları sürükleyici bir anlatımla ele alan romanlardır. Bu tür romanlarda “olay” her şey demektir. Romancı, okuyucunun merakını hep zirvede tutar. Bu romanlarda olayların akışına uygun olarak çok zengin ve değişken bir çevre anlatımı vardır. Kahramanlar olay ekseninde sürekli hareket hâlindedir. Bu romanlarda okuyucuya hoşça vakit geçirtmek amaçlanır.
  6. Tahlil (çözümleme) romanı:İnsanların ruhsal ve psikolojik durumlarını, olaylar karşısındaki tepkilerini ve davranış biçimlerini işleyen roman türüdür. Bu romanların hatıra türü yazılara yakın bir anlatımı vardır. Tahlil romanları, kişilerin ruhsal durumlarını ayrıntılarıyla çözümlemeye çalışır. Bu romanlarda görünen olaylardan çok, olayların kişi üzerindeki yansımaları konu edinilir. Ruhun derinliklerine inilir, bilinçaltındaki gizemli istekler açığa çıkarılmaya çalışılır. Bu nedenle bu romanlara “psikolojik roman’ da denir.

Dünya Edebiyatında Roman

Roman Avrupa’da sözlü edebiyattaki destan türünün geçirdiği evrimleşmenin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Roman türünün ilk örneklerini 15. yüzyılda Fransız yazar Rabelais vermiştir.

Bugünkü romanı hatırlatan ilk eser 16. yüzyılda Rönesans’tan sonra Givoanni Boccacio tarafından yazılmış olan “Dekameron’dur. Miguel de Cervantes’in Don Kişot’u 16. yüzyılın sonlarına doğru yazılmıştır ve eser. roman türünün ilk başarılı örneği kabul edilir. 17. yüzyılda Klasik akım içinde ortaya çıkan tek romancı ise Madame De La Fayette’tir. Bu yüzyılda İngiltere de Daniel Defoe “Robenson Cruze”yu, Jonathan Swift “Guliver’in Gezileri’ni yazmıştır.

Bu türün yetkin örnekleri ise 19. yüzyılda verilmeye başlanmıştır. Roman, bir tür olarak karakteristik özelliklerini romantizm ve realizm akımları sayesinde 19. yüzyılda kazanmıştır. 20. yüzyıldaki sosyal ve teknolojik gelişmeler romana da yansımıştır. Bu dönem romancıları arasında Amerikan edebiyatından John Steinbeck, Ernest Hemingway; Alman edebiyatından Thomas Mann, Erich Maria Remargue; Fransız edebiyatından Andre Mourois, Jaun Paul Sartre, Albert Camus sayılabilir.

Türk Edebiyatında Roman

Tanzimat’a kadar Türk toplumunda romanın yerini destanlar, efsaneler, mesneviler ve halk hikâyeleriyle masallar tutmuştur. Türk edebiyatı bugünkü anlamda romanla Fransızcadan yapılan çeviriler sayesinde tanışmıştır. Yusuf Kamil Paşa nın Fransız edebiyatçı Fenelon’dan yaptığı Telemague (Telemak)” adlı çeviri eser, ilk çeviri roman olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türk edebiyatında roman türünün ilk örnekleri Tanzimat döneminde verilmiştir. Şemseddin Sami’nin ‘Taaşşuk-ı Talat-ı Fitnat” adlı eseri ilk yerli roman kabul edilir. Edebî anlamda ilk roman örneklerinden biri kabul edilen “İntibah’ ı Namık Kemal 1876 da yazmıştır. Batı edebiyatındaki yetkin örnekler ölçüsündeki romanları ise Halit Ziya Uşaklıgil kaleme almıştır. Halit Ziya “Maî ve Siyah”, “Aşk-ı Memnu” gibi eserleriyle yerli romana, teknik yönden Batılı bir nitelik kazandırmıştır.

Hikâye – Roman Farkı

Hikâye anlatım olarak romana benzer; ama aslında onun romandan çok farklı yanları vardır:

  • Hikâye türü, romandan daha kısadır.
  • Hikâyede temel öğe olaydır. Romanda ise temel öğe karakter, yani kişidir. Hikâyeler olay üzerine kurulur, romanlar ise kişi üzerine kurulur.
  • Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirine bağlı olaylar zinciri vardır. Romandaki olaylardan her biri hikâyeye konu olabilir.
  • Hikâyede kahramanların tanıtımında ayrıntıya girilmez, kahramanlar her yönüyle tanıtılmaz. Romandan farklı olarak hikâyede kişiler sadece olayla ilgili yönleriyle anlatılır. Bu yüzden hikâyelerdeki kişiler bir karakter olarak karşımıza çıkmaz.
  • Öyküde, olayın geçtiği yer (çevre) sınırlıdır ve ayrıntılı olarak anlatılmaz. Romanlarda olaylar çok olduğu için olayların geçtiği çevre de geniştir. Bu çevreler çok ayrıntılı olarak anlatılır.
  • Hikâyeler kısa olduğu için anlatım yalın, anlaşılır ve özlüdür. Romanlarda ise anlatım daha ağır ve sanatlıdır.


Hafıza teknikleriyle Edebiyat dersini kısa sürede öğrenin!

Etiketler: , , , , , , ,

183 YORUM VAR “Roman”

Çok uzun ya!

İyi denilebilir.

Yorumlara bak beee :D

Siz öğrenmeye giriyorsunuz bu siteye, uzunsa hiç yazma çık zorunda mısın yorum yapmaya işine gelmiyorsa sağ üstte çarpıya bas çık!

Güzel ellerinize sağlık.

Çok iyi olmuş, teşekkürler.

Teşekkürler.

Çok kapsamlı değil ama yine de iyi.

Bu ne çok uzun kısası yok muydu şöyle 3-5 satır :)

Pek gerekli bilgi yok. :)

Hayır olamaz çok uzun.

Teşekkürler.

19. yy romanları ıle 20. yy romanlarının karşılaştırmasını yapıp bu yüzyıllardaki romancıların roman anlayışlarını yazsaydınız işime yarar bir bilgi edinebilirdim :)

Gerçekçi olmak gerekirse iyi olmuş ama süper de denemez ama yine de alacağımız çok bilgi var kompozisyon yine de iyi ideallerimiz için bir bilgi önümüzü açmaya yeter teşekkürler.

Bu siteyi kim kurduysa çok teşekkür ediyorum. İnanın bana çok yararlı oldunuz. Ellerinize sağlık.

Güzel anlatılmış.

İşime yaramadı ama yine de teşekkürler :)

Bir romanın bazı kısımlarında günlük konuşma ağzı kullanılır mı?
Örnek: “Bak anne gelmiyo gelmez, sen bana bekle diyon ama.”

Edebiyat Öğretmeni | 22 Ekim 2013 Saat 14:06

Tabi ki kullanılabilir.

Bana hiç yardımcı olmadı aradığım konu bu sayfada yok!

Bana çok yardımcı oldu.

Güzel bir araştırma yaptığımı düşünüyorum teşekkürler.

Bana yardımcı oldu.

Çok süper oldu ödevim.

Helal kim yapmışsa onu tebrik ediyorum.

Çok güzel bir site ödevimi yaptım teşekkürler.

Neden kısa roman örnekleri yok?

Çok teşekkürler.

Eh güzel!

İdare eder ama istediğim yok emeklerinize saygım var.

Teşekkürler.

Çok güzel görünüyor.

Tip tahlili.

İşime yaradı iyi hoca da beğendi :)

Herkes de öyle diyor yani kısacası demesi kolay uygulaması zor.

Çok güzel oldu 100 aldım :)

10 numara 5 yıldız olmuş elinize sağlık bana yardımcı oldu teşekkür ederim.

Vay be güzel olmuş.

Teşekkürler. :D

Çok yardımcı oldunuz. Çok teşekkür ederim.

Çok iyi.

Ne de güzel olmuş.

Allah razı olsun. Sayenizde ödevimi yapıyorum.

Çok fazla yazı var ama iyi anladım.

İşime yaradı aradığımı buldum.

Hiç güzel değil!

Teşekkürler.

Bence uzun.

Sağ olun işime yaradı.

Uzun muzun mecburen yazacaksınız ödev sonuçta.

İdare eder ama iyi olabilirdi.

Teşekkürler.

Emre İLTER | 8 Mart 2014 Saat 12:30

Allah razı olsun çok işime yaradı. Çok teşekkürler.

Teşekkürler.

Uzun ve ben özelliklerini arıyorum. Özelliklerini de yazarsanız sevinirim.

Çok güzel olmuş elinize sağlık.

Bilgiler gayet güzel yazmak işinize gelmiyorsa yazmazsınız olur biter :)

Allah razı olsun, uğraşılmış :-)

Teşekkürler.

İdare eder.

Çok sağ olun.

Ödevimi tam yaptım teşekkürler iyi saatler dilerim.

Teşekkürler ellerinize sağlık.

İşime çok yaradı diğerleri kadar uzun değil ve özdü.

Tamam, en çok bilen sensin.

Çok teşekkürler, hiçbir yerde bu kadar güzel ve ayrıntılı değil.

Fena değil.

Çok sağolun.

Tutarsız ve yanlış bilgiler içeren bir çalışma…
Romanda, “önemli olan, konunun gerçeğe uygun olmasıdır” dedikten sonra Güliver’in Gezileri’ni roman örneği olarak vermek nasıl bir çelişkidir?

Süper, edebiyat sınav soruları buradan gelecekti kopya kağıdımı hazırladım :D

Çok iyi olmuş.

Teşekkürler.

Daha kısa olsaydı iyiydi.

Çok uzun bence.

Bu ne ya insanda akıl mı kalır? :(

Bir şey anlamadım ama neyse yine de teşekkürler.

Derste anlatılanların dışında konular var, bence gereksiz konulara yer verilmiş.

Teşekkürler.

Hiçbir şey gereksiz değildir. İnsanların nefes alması, hayallerin gereksiz olmadığı gibi her cümlede anladığın cümleler de vardır.

Çok uzun, daha kısası yok mu? :(

Güzel site.

Destan gibi maşallah.

Bence güzel.

Gayet güzel bir anlatım olmuş.

İdare eder.

İşime yaramadı ama siz emek verdiniz saygı duymak gerekir.

Aynen :)

Eserler yok.

Gayet iyi.

Teşekkürler işime yaradı.

Gençler boşuna tartışmayın, buradaki bilgiler bir lise öğrencisi için yeterli bilgilerdir. Fazla diyenler özetini çıkarmaya çalışsınlar :)

Alakası yok.

teşekkürler.

Çok iyi bilgi vermemiş.

Çok teşekkür ederim.

Evet doğru.

Çok uzun ama çok iyi ve güzel emeğinize sağlık.

Ellerinize sağlık.

Çok sağolun uğraşanların emeğine sağlık :) :-/

Teşekkürler çok yardımcı oldu gerçekten.

Çok uzun olmuş ama güzel, ellerinize sağlık.

Bu ne ya olmamış.

Aziz Karahan | 15 Şubat 2015 Saat 21:07

İşime yaradı sağolun çok güzel.

Müslüm Polat | 18 Şubat 2015 Saat 17:34

Çok teşekkürler.

Çok uzun ama güzel. Teşekkürler.

Derslere katılmamda ve edebiyatta fayda sağlıyor. Meslek lisesine gidiyorum, bilgiler yeterli.

Uzun ama güzel :)

Musa Emin Özcan | 1 Mart 2015 Saat 18:21

Allah razı olsun hazırlayanlardan.

Güzel.

Teşekkürler.

Çok güzel olmuş elinize sağlık işime yaradı.

Gerekli değildi ki boşu boşuna.

Çok uzun ama güzel, teşekkür ederim.

Çok iyi anlatılmış teşekkür ederim.

Hayal Duygu | 15 Mart 2015 Saat 11:59

Ödevime çok yardımcı oldu teşekkür ederim :)

Çok güzel anlatılmış teşekkürler. İşime yaramadı ama yine de Allah razı olsun :)

Çok teşekkür ederim ödevime çok yardımcı oldu.

Konu güzel anlatılmış, sayenizde yüksek not aldım.

Fazla iyi sayılmaz ama yine de iyi denilebilir :)

Çok güzel fakat uzun, yine de teşekkürler.

Emeğinize sağlık :)

Allah razı olsun kim yaptıysa çok iyi bilgiler var :D

Özellikleri var da ben mi göremiyorum? Elinize sağlık iyi olmuş, özellikleri olsaydı daha iyi olabilirdi.

Ellerinize sağlık çok olmuş.

Çok teşekkür ederim :) çok güzel olmuş :)

Çok teşekkür ederim, ilk defa edebiyat dersine katılacağım.

Niye bu kadar yorum yapıyorsunuz? Baran sen de hiç komik değilsin.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

İdare eder.

İdare eder teşekkürler…

Bilgi vermediyse bir daha bu siteye girme!

Teşekkürler.

Çok teşekkürler.

Çok teşekkür ederim çok yardımcı oldu :D

Berat Aydoğan | 29 Mart 2015 Saat 19:18

Çok teşekkür ederim!

Uzun diye yakınmayın, bizim edebiyat öğretmenimiz bundan daha fazla yazdırıyor. Hepimiz ölüyoruz resmen derste :D

Çok uzun ve gereksiz bilgiler var kısa ve öz olmalı.

Teşekkürler.

Hepiniz çok sağolun yorumlar hoşuma gitti, güzel özet çıkarmışım.

Kötü hem de çok.

Teşekkürler çok yardımcı oldu.

Çok beğendim.

Kendi notumu kaybetmiştim ama hızır gibi yetiştiniz.

Çok güzel bilgiler yer alıyor çok yardımı olacak.

Tüm istediğim bilgilere rahatlıkla ulaştım.

Çok teşekkürler.

Daha ne olsun ya.

İşime çok yaradı. Teşekkürler. :)

Edanur Kızılkaya | 6 Nisan 2015 Saat 20:58

Çok teşekkür ederim gerçekten çok işe yaradı. Allah razı olsun.

Yardımcı olsa bile hiç güzel değil, yani güzel de sayılır…

Teşekkürler güzel bir paylaşım olmuş, örnekler de çok iyi.

Tamam abartmayalım bence çok fazla…

Çok sağolun.

Allah’tan internetten bulabiliyoruz, akşamdan beri yazıyorum vallahi çok teşekkürler.

Çok teşekkürler çok kısa ama güzel olmuş.

İyi iyi güzel olmuş diyelim de güzel olsun.

Teşekkürler.

Çok güzel olmuş. Ellerinize sağlık .)

Çok teşekkürler.

Süper çok teşekkürler.

Ne kadar çok şey var oku oku bitmiyor yahu!

Sana özel.

Çok uzun ya bu ne!

Uzunsa işine mi gelmedi. İlknur’a katılıyorum madem yazmak istiyorsun yorum yapma, bu yorumu yazacağına başka uzun sitelere gir.

Kolaysa siz yazın.

Güzel ama özellikler yok.

Elinize sağlık tüm arkadaşlara katılıyorum

Ben hiçbirinize katılmıyorum.

Okuma o zaman. Ne güzel yazmışlar işte. Çok teşekkürler.

İyi güzel ama fazla detaylı.

15 dk sunum yapacağım nereden keseyim diye düşündürüyor çok uzun bence.

Çok iyi oldu bu.

Güzel olmuş.

Hiç kimsenin yorumu beni ilgilendirmez, ben ödevimi yaptım ya o bana yeter siz ne anlarsınız çok güzel ödev.

Bu ne böyle bu kadar iyi bilgi olur mu!

Çok uzun ya :(

Teşekkürler hocam süper olmuş ellerinize sağlık her şey için, sizin sitenizi tercih ediyorum her şeyi ele alıyorsunuz zaten anlatımınız ayrı bir zevk veriyor çok çok teşekkür ederim ödevim için çok iyi oldu sayenizde 100 aldım ve 9. sınıfa gidiyorum.

Çok güzel buradan yararlanacağım.

Süper, sınavdan 95 aldım.

Çok güzel olmuş sayenizde ödevlerimi yapıyorum. Allah razı olsun.

Süper olmuş saçma diyenlere yazıklar olsun arsızlar ne olacak.

Bence gayet açıklayıcı olmuş. Bundan daha iyisi olamazdı. Ama kısa olsa iyi olurdu.

Çok güzel olmuş.

YORUM BIRAKIN:

İsim (Gerekli):
Yorumunuz: