Maviciler (Mavi Akımı)

Sponsorlu Bağlantılar

Atilla İlhan’ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “Mavi”nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıların oluşturduğu bir edebi topluluktur. 

Bu sanatçılar, şairane bir sanat anlayışının temsilcisi olmuşlardır. Daha sonra Mavi dergisi Özdemir Nutku’nun yönetimine geçer ve Atilla İlhan’ın savunduğu toplumsal gerçekçiliğin (sosyal realizm) sözcüsü olur. Dergi, Nisan 1956’da çıkan 36. sayıdan sonra (Son Mavi) kapatılır.

Temsilcileri; Attila İlhan, Ferit Edgü, Orhan Duru, Özdemir Nutku, Yılmaz Gruda, Ahmet Oktay, Demirtaş Ceyhun, Demir Özlü ve Tahsin Yücel’dir.

Garip akımına karşı bir duruş sergilemeleri ve yenilikçi şiiri savunmaları, onları “Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir” akımına dâhil eder.

Maviciler’in Özellikleri:

  • Garip akımına tepki olarak çıkmıştır.
  • Bu topluluğun hedefinde Garip Akımı ve Orhan Veli vardır.
  • Garipçilerin savunduğu birçok görüşe karşı çıkmışlardır.
  • Özellikle şiirin açık olması gerektiği anlayışı Maviciler tarafından tamamen reddedilmişti.
  • Maviciler şiirin bütünüyle açık olamayacağını, anlam kapalılığının şiiri düzyazıdan ayıran önemli bir faktör olduğu görüşündedirler.
  • Şiirin basit olamayacağını zengin benzetmeli, içli, derin olması gerektiğini savunmuşlardır.

ATTİLA İLHAN (1925 – 2005)

  • Günümüz şairlerinden olan Attila İlhan yüksek öğrenimini yarıda bırakmış, bir süre gazetecilik yapmış, yazarlıkta karar kılmıştır. Adını 1946 CHP şiir yarışmasında ikinci olan “Cebbaroğlu Mehemmed” duyurmuştur. Şiir, roman, eleştiri alanında eserler vermiştir.
  • Şiirlerinde romantik bir duyarlıkla toplumsal gerçekçilik açısından çağımıza, yaşadığımız günlere bakar. İnançlarında ayak direyen, sert çıkışlar yapan, gerçeklerden çok anılara sığınan bir karakter yapısı vardır. “Serüven tutkunu” bir şair olan Attila İlhan en çok aşk, intihar, içki, ölüm, kavga, kahramanlık… temalarını işler.
  • 1952′de çıkan Mavi dergisiyle birlikte Türk şiirinde yeni bir eğilim ortaya çıktı. Attilâ İlhan, yazılarıyla bu eğilimi metot hareketine dönüştürmeye çalıştı. Mavi, hürriyet ve barışı temsil eden bir renktir. En büyük tepkisi de Garipçiler’edir.
  • Şiirlerinde Divan şiirinin biçim özelliklerinden, imgelerinden de yararlanır. Canlı konuşma diline, argoya, halk deyimlerine geniş ölçüde yer vermiştir.
  • Eserleri:
  • Şiir: Duvar, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum, Bela Çiçeği, Yasak Sevişmek, Elde Var Hüzün.
  • Roman: Sokaktaki Adam, Zenciler Birbirine Benzemez, Kurtlar Sofrası, Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Fena Halde Leman, Dersaadet’te Sabah Ezanları.


Hafıza teknikleriyle Edebiyat dersini kısa sürede öğrenin. Nasıl mı? Tıklayın!
Etiketler: , , , , , ,

Sponsor Bağlantılar

13 YORUM VAR “Maviciler (Mavi Akımı)”

Edebiyat Öğretmeni | 3 Nisan 2013 Saat 20:32

Bunlar da dergiye göre isim almışlardır, okumadınız galiba.

Güzel anlatmışsınız da… İsmi neden mavi? Tamam diğerleri bir dergi etrafında toplanıp o derginin ismini aldı ama bu neye göre bu ismi aldı? Hiç akılda kalıcı değil.

Gerçek Edebiyat | 21 Mayıs 2013 Saat 21:55

1. Mavi renk, barışın ve özgürlüğün rengi olduğu için bu ismi kullanmışlardır.
2. Bu açıklamalarda bilgi yanlışlığı var. Attila İlhan Mavi isimli dergiye sonradan katılır. Dergiyi çıkartan kişi Attila İlhan değil Teoman Civelek’tir. Attila ilhan derginin yönetiminde hiçbir zaman yer almaz. Öğrencileri yanlış bilgilendirmeyelim lütfen.

Bu konu güzel anlatılmış.

Konu çok güzel.

Bu Yağmur Kaçağı şiirinin konusu ve teması nedir?

Az daha bilgi olsa tamam.

Yağmur Kaçağı şiirinin konusu ve teması nedir?

Diğer temsilcileri sanatçılar neden yazılmadı, onunla ilgili bilgi yok mu?

Edebiyat Öğretmeni | 13 Ocak 2014 Saat 19:42

Tabi ki bilgi var ancak burada en önemlilerini almaya çalışıyoruz. İlerleyen zamanlarda diğer sanatçılar da eklenecektir.

Bu akımın en önemli temsilcisi Teoman Civelek’tir. Atilla ilhanın bu derdiyle bir alakası bile yok.

Yağmur Kaçağı | 22 Şubat 2014 Saat 14:48

Funda Hanım ve Emirhan Bey “Yağmur Kaçağı” şiirinin temasını sormuşlar. Kendi yorumumu katmadan Yağmur Kaçağı kitabının arka sayfalarında üstadımın şiir hakkında kendi yaptığı yorumu aktarıyorum:

“Yağmur Kaçağı’nda, Pia, Üçüncü Şahsın Şiiri, Böyle Bir Sevmek gibi bir kerede yazdığım şiirlerdendir. Ünü büyük. 50 ve 60 yılları boyunca, kim bilir kaç delikanlı, kaç genç kıza bu şiiri okumuş ya da yazmıştır. Şimdi toplum hayatının yüksek kademelerinde seyreden bazı kişiler, özel söyleşilerimizde, diğer bazıları gibi bu şiiri de ezberden okumuşlar, ilk gençlik yıllarında sevdalarını bununla ifade ettiklerini söylemişlerdir. Tehlike, şiirdeki duyarlığın zamanla sınırlanması, yeni kuşakların duyguya yabancı kalması tehlikesi idi. Sanıyorum, Yağmur Kaçağı bu tehlikeyi de savuşturdu. Son yıllarda birden gelişen Türk hafif müziğinin genç bestecileri, bir değil birkaçı, şiiri bestelediler, demek ki günümüzün duyarlığını da yansıtabiliyor. Bu bestecilerden biri, şarkısını ille duyurmak istemiş, vaktim olmadığından bu işi telefonda yapmıştı.” diye anlatıyor üstadım Attila İlhan.

Not: Bu şiir Akil Aksan tarafından Fransızcaya, Yüksel Pazarkaya tarafından Almancaya çevrilmiştir.

Çok sağolun.

YORUM BIRAKIN:

İsim (Gerekli):
E-Mail (Yayınlanmayacak-Gerekli):
Yorumunuz: