Betimleyici Anlatım

Betimleme, bir yerin, bir varlığın özelliklerini, bu özelliklerin duyularımızda uyandırdığı izlenimleri sözcükler aracılığıyla, gözümüzde canlanacak şekilde anlatmadır. Betimlemede içinde bulunulan ortam, varlık ve durumlar donmuş olarak ele alınır. Burada varlıklar birer resim, birer fotoğraf olarak vardır. Betimlemeden yararlanılarak yapılan anlatıma ‘betimleyici anlatım” adı verilir. Betimleyici anlatımda sıfatlar çok kullanılır. Bunlar, betimlemesi yapılan varlıkların niteliklerini karşılayan sözcüklerdir.

Betimleyici Anlatım Örneği

Burada mavi deniz, mavi gök birbiriyle kucaklaşırdı. Bazen nazlıca, bazen de suları yok denecek kadar azalan bir derenin aktığı yol, o dantel görünüşlü tarihi köşke, bayram yerine, ıhlamur, erguvan, çitlembik, keçiboynuzu, çınar gibi daha birçok görkemli ağaca ulaşırdı. Yolu çevreleyen girdili çıktılı sokaklar, küçük iki katlı evleri bahçeleriyle birlikte koruyordu. Bostanları, arsaları, tahta perdeleri, çeşmeleriyle insana ferahlık veriyordu burası.

Yazar, parçada bir yol ve bu yol etrafındaki evleri, bahçeleri anlatırken betimleyici anlatımdan yararlanmıştır.

Betimlemeler içeriklerine göre kendi içinde türlere ayrılır.

a. İzlenimsel (Sanatsal) Betimleme

Edebi eserlerde okuru etkilemek, okuyanda güzellik hissi uyandırmak için yapılan betimlemelere izlenimsel (sanatsal) betimleme denir. Bu betimlemede varlıkların nitelikleri, bu niteliklerin duyularımız üzerinde uyandırdığı izlenimler belirtilir.

İzlenimsel betimlemede, düşüncelerimize görünürlük kazandırma, anlatımı renklendirme, okuyucunun hayal gücünü kamçılama amaçlanır. İzlenimsel betimlemede özel ayrıntılar üzerinde durulur. Ayrıntılar arasından seçme yapılıp en belirleyicisi öne çıkarılır. Bilgiler duyusal, izlenimsel bir sıra içinde, kişisel yorum yapılarak verilir.

Tarla, baştanbaşa insan ve tınazlarla örtülüydü. Sık, yüksek boylu çavdar tarlasının biçilmiş bölümlerinde orakçı kadının sırtı; demet yaparken, parmakları arasında sallanan başaklar; çocuğunun gölgedeki beşiğine eğilen kadın ve peygamber çiçekleriyle örtülü tarlada toplanmış ekin demetleri görünüyordu. Öte yanda, ceketsiz, gömlekli köylüler, kızışmış kuru tarlada toz kaldırarak, araba üstünde ayakta durarak demetleri yerleştiriyorlardı.

Bu parçada yazar izlenimlerinden ve gözlemlerinden yararlanarak sanatsal (izlenimsel) betimleme yapmıştır.

b. Ruhsal Betimleme

Bir kimsenin, bir şeyin yazılı olarak betimlenmesidir. İnsanların duygularını, düşüncelerini, beğenilerini, tutkularını, alışkanlıklarını kusurlarını… tanıtan betimlemedir. Bu betimlemede kişinin iç dünyasından söz edilir. Görsellikten çok, sezginin ağır bastığı bu betimlemeler sadece insanlara özgüdür.

Büyükannemin odasında öfkeli, kıpkırmızı yüzünden siniri bozuk olduğu anlaşılan bir oda hizmetçisi vardı. Sinirinden olsa gerek başını, gözünü oynatıp duruyor, sıkıntısını ve öfkesini yüzünde belli ediyordu. Bir an önce işini bitirip odadan çıkmak ister gibi bir hâli vardı.

Bu parçada hizmetçinin ruh dünyası ortaya konarak ruhsal betimleme yapılmıştır.

c. Fiziksel Betimleme

Kişinin; boyu, ağırlığı, göz rengi, saçları, vücut yapısı, konuşma biçimiyle anlatıldığı betimlemedir. Fiziksel betimlemede kişinin belirgin, çarpıcı özellikleri kalın çizgilerle gözlemden yararlanılarak anlatılır. Burada amaç, fiziksel betimlemesi yapılan kişiyi sözcüklerle âdeta resim çizerek okurun gözünde canlandırmaktadır. Bu tür betimlemede yazar nesnel olabileceği gibi gözlemlerine duygularını da katabilir.

İki küçük kız dar bir sokakta buluşmuşlardı. Kızlardan biri çok küçüktü, diğeri ise azıcık ondan büyükçe. Anneleri her ikisine de yeni elbiseler giydirmişti. Küçük olan mavi bir elbise giyiyordu, öbürü ise sarı basmadan bir elbise. Her ikisinin de başında kırmızı eşarp vardı.

Yazar bu parçada nesnel bir tutumla gözlemlerinden yararlanarak fiziksel betimleme yapmıştır.

d. Açıklayıcı Betimleme

Okura bilgi vermek amacıyla genel ayrıntılar üzerinde durularak yazılan betimlemedir. Ayrıntılar yansız olarak, olduğu gibi fotoğrafsal bir gerçeklikle, kişisel duygu ve düşünceler katılmadan verilir. Asıl amaç, sanat yapmak değil, bir konu hakkında bilgi vermektir. Yazar, herkesin görebileceği nesnel gerçekle ilgilenir. Bir mimari yapı, yeryüzü şekilleri, beynin çalışma sistemi gibi konularda yapılan betimlemeler bu türdendir.

Penguenler, uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır. Tüyleri kuş tüylerine hiç benzemez. Sırtları siyah veya gri, karın kısımları beyaz ince pulsu tüylerle örtülüdür. Türler birbirinden, başlarındaki renkli tüyleriyle ayrılır. Kuyruklan kısa ve ayakları vücutlarının gerisinde olduğundan rahatlıkla dimdik ayakta durabilirler.

Yazar bu parçada nesnel gerçeklerden hareketle penguenleri okurun zihninde canlandıracak şekilde anlatmış, dolayısıyla açıklayıcı betimleme yapmıştır.

e. Simgesel Betimleme

Bir kavramı veya varlığı, okurun yorumu ile ulaşacağı şekilde betimlemedir.

AT
Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor
Son macerayı dinlememiş varsa anlatın;
Ram etmek isteyenler o mağrur, asil atın
Beyhudedir, her uzvuna bir halka bulsa da;
Boştur, köpüklü ağzına gemler vurulsa da…
Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri
Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri!
Son şanlı macerasını tarihe anlatın:
Zincir içinde bağlı duran kahraman atın

Faruk Nafiz Çamlıbel, “At” başlıklı şiirinde simgesel betimleme yapmıştır. Burada şair, “at” sembolü ile Türk milletini ve onun esaretten kurtuluş mücadelesini betimleyerek anlatmıştır.

Betimlemede Duyulardan Yararlanma

Betimleyici anlatım, temelde duyulara dayanır. Betimlemede betimlenen varlık ya da nesnenin durumuna göre bir ya da daha çok duyuyla ilgili ayrıntıdan yararlanılır. Bir betimlemede görme, işitme, dokunma, tatma ve koklama gibi farklı duyularla algılanan ayrıntılar yer alabilir.

Boğaziçi’nin Anadolu yakasındaki tenha, bayır ve yarı karanlık köylerin birinde hırçın bir kış akşamıydı. Tarladan köye yürüyerek geliyorduk. Yağmur iri taneler halinde yağıyordu. Rüzgâr uğultuyla esiyor, bizi üşütüyordu. Eserken yağmur, tanelerini etrafa saçıyor, bizi ve her tarafı öyle sırılsıklam ediyordu.

Bu parçada yazar, betimleme yaparken “görme, dokunma ve işitme” duyusuyla ilgili ayrıntılara yer vermiştir.

196 Yorum Var: “Betimleyici Anlatım

  1. Teşekkür ederim ama yetersiz, biraz daha açıklayıcı olun ve daha fazla örnek ama yine de emeğe saygı.

  2. Her yerde betimleyici anlatımın ikiye ayrıldığı yazıyordu, hiçbir yerde olmayan betimleyici anlatımın alt dallarını burada buldum, teşekkürler!

  3. Örnek: Uzaktan bir kadın gördüm. Kumral saçlı, kahverengi gözlüydü. Boyu sanki biraz uzunda ama beliydi ki çok temiz kalpli bir insandı.

  4. Çok beğendim sağ olun ama pek işime yaramadı, performans ödevim için yaralı bir bilgi değildi. Yine de çok teşekkürler saygılarımla.

  5. Bu site gerçekten çok güzel, edebiyat ve Türkçeye hep buradan çalışıyorum teşekkür ederim :)

  6. Ben şahsen fazla anlamadım çünkü detaylı veya fazla bilgi yok yine de teşekkür ederiz saygılarımla…

  7. Çok güzel bir site ellerinize sağlık, Türkçe ile ilgili birçok bilgiyi buradan bulabiliyorum. Sınavlara çok yardımcı. Herkese tavsiye ederim.

  8. Sorularda karşımıza genellikle sanatsal veya simgesel betimle çıkmaktadır. Simgesel betimlemeyi bir şiirde yakalamak ve onun tahlilini yaparken yanlış bile olsa onu okura kabul ettirmek can alıcı noktalardan biridir. Sanatsal betimleme genellikle fiziksel betimlemeyle karıştırılabilir. Bunun nedeni ise konularının nerdeyse aynı olmasıdır. ikisinde de yazar gördüklerini okurun gözünde canlandırır ama sanatsalı fizikselden ayıran en önemli faktör duygudur. Sanatsal betimleme de yazar gördükleriyle beraber onlarla ilgili duygularından da bahseder.

  9. Kesinlikle güzel hazırlanmış ödevimde yardımcı oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler…

  10. Bence pek güzel olmamış bu site. Örnek çok az. Biz bunu nasıl anlayacağız? Benim düşüncem. Neyse fazla uzatmayayım emeğe saygı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.